Takip Edin

EKONOMİ

Türkiye Markalaşmanın Meyvelerini Alıyor: Mobilya İthalatı Düşüyor

Türkiye’nin mobilya ithalatı 500 milyon dolar iken, ihracat geçen yıl 3.5 milyar dolara ulaştı.

Türkiye son yirmi yılda ihracatta markalaşma ve kurumsallaşmaya odaklandığından, ihracatta hızlı bir artış görürken mobilya ithalatını önemli ölçüde azaltmayı başardı.

Resmi rakamlara göre, ülkenin mobilya ithalatı 2000’lerde 700-800 milyon dolar arasında kaldı ve geçen yıl yaklaşık 500 milyon dolara düşerken, 2000’li yılların başlarında ihracat 150-200 milyon dolardan 3,5 milyar dolara yükseldi.

Mobilya Endüstrisi İşadamları Derneği başkanı Nuri Gürcan, bu durumun kurumsallaşma, ihracattaki artış ve sektördeki markalaşma faaliyetlerinin genişlemesinden kaynaklandığını söyledi.

Türkiye, Turquality adlı bir programla firmaların markalaşma faaliyetlerini destekleyen tek ülkedir. Ülke aynı zamanda fuarlardaki şirketleri desteklemekte ve düşük faizli krediler yoluyla ihracata teşvik ediyor.

Verdiği bir demeçte, “Çoğunlukla bahçe mobilyaları ithal ediyoruz çünkü Türkiye’nin iklim koşullarında yetişmeyen bambu gibi ham maddelerden üretiliyorlar.”

Mobilya sektörünün diğer sektörlere göre ithalatta çok düşük bir paya sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin çoğunlukla Asya ülkelerinden mobilya ithal ettiğini de sözlerine ekledi.

Türkiye İtalya, Çin ve Almanya İle Yarışıyor

Ülkenin en eski mobilya merkezi Modoko’nun başkanı Koray Çalışkan, mobilya sektörünün uzun yıllardır Türkiye’nin net ihracatçı sektörü olduğunu söyledi.

Türkiye’nin yerli şirket sayısını artırarak mobilya ithalatını azaltmasının yanı sıra ülkede güçlü girişimciliği ve kurumsallaşmayı teşvik ettiğini vurguladı.

Son 17 yılda, ülke ihracatını 20 kat artırırken, ithalat 500 milyon dolara düştü, bunun ise çok düşük bir seviye olduğunu hatırlattı.

Çalışkan, Türkiye’nin küresel mobilya ihracatçısı Çin, Almanya, Polonya, Vietnam ve İtalya ile rekabet ettiğini ifade etti.

Ülkenin mobilya ihracatını daha da iyileştirmek için yakın zamanda ABD’de bir mobilya alışveriş merkezi açmaya hazırlanılıyor.

Coronavirüs salgınına atıfta bulunarak, Türk mobilya sektörü için şimdiye kadar olumsuz bir etkisi olmadığını, hatta sektör için bir fırsat olabileceğini vurguladı.

Modoko başkanı Koray Çalışkan, “54 milyar dolar civarında mobilya ihraç eden Çin, bu yıl pazarını kaybedecek, böylece küresel mobilya pazarındaki payımızı artırabiliyoruz.”

Türkiye Marka Değerini Yükseltmeli

Mobilya Endüstrisi İşadamları Derneği başkanı Nuri Gürcan, Türkiye’nin dünya mobilya ticaretinde 13. ülke olduğunu ve 2023 itibariyle ilk beş ülke arasında yer almayı hedeflediğini

söyledi. Türkiye’nin katma değerli üretimini artırması ve marka değerini artırması gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Çin bir mobilya devi ancak kilogram başına fiyatı çok düşük,” dedi ve İtalya’nın küresel mobilya pazarında tanınmış bir ülke olduğunu belirtti.

Türkiye’nin İtalya ile rekabet ettiğini ve Türk mobilya sektörünün coğrafi ve lojistik avantajları olduğunu vurguladı.

Devamını oku

DÜNYA

AB’nin Mihenk Taşı Maastricht Antlaşması 28 Yaşında

Avrupa Birliği’nin mihenk taşını oluşturan Maastricht Antlaşması Cuma günü 28. yılını kutladı.

Bugün bildiğimiz gibi AB’nin oluşumuyla sonuçlanan anlaşma 7 Şubat 1992’de imzalandı.

Daha önce Avrupa Toplulukları olarak bilinen topluluğa Avrupa Birliği adını verdi.

Bunu yaparken, üye ülkeler arasında ekonomik ortaklıkların ötesine geçen kalıcı ilişkiler yarattı.

İngiltere’nin anlaşmadan 12 imza sahibi arasında yer alması nedeniyle İngiltere’nin birlikten ayrılması yıldönümünde gölge düşürdü.

Brexit Baştan Beri Olumsuz Sonuç Yansıtıyordu

Ancak Brexit, ülkenin Avrupa entegrasyonuna o zaman bile isteksiz yaklaştığı biliniyor.

Uluslararası anlaşma, avronun temellerini attı. Avrupa vatandaşlarının birliği herhangi bir üye ülkesinde serbestçe seyahat etme, çalışma ve Avrupa parlamento seçimleri için oy kullanma haklarını doğruladı.

Birliğin ortak güvenlik ve savunma politikasını oluşturdu. Ayrıca adalet ve içişlerinde kurumsal işbirliğini sağladı.

Maastricht Antlaşması zor siyasi uzlaşmalar yoluyla kabul edildi. Çünkü üye ülkelerin birliğin ortak çıkarları için ulusal egemenliğin bazı kısımlarından vazgeçmelerini gerektiriyordu.

İngiltere, 90’lı yılların başında bile bazı tutumlarından olumsuz bir görüş içerisindeydi. Ülkenin o zamanki başbakanı John Major, müzakereler sırasında adalet ve içişleri konularından çıkmayı da sağladı.

Siyasi bir uzlaşmanın sonucu olan Maastricht yapısının birçok kusuru vardı. 2009 yılında başlayan avro bölgesi krizi, ortak para birimi sisteminin eksikliklerini açıkça ortaya koydu. AB hala dış politika için ortak bir ses bulmakta zorlanıyor.

Ancak birlik için Maastricht Anlaşması’nın mirası büyük bir gurur kaynağı. Yenilikleri, Avrupa vatandaşlarının ticaretini ve günlük yaşamını kolaylaştırdı. Ekonomik büyüme, istikrar ve bir miktar Avrupa birliği duygusu getirdi.

Devamını oku

POPÜLER BAŞLIKLAR